Bu yazımda Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesine yer vereceğim. Çok sevdiğim bir yer burası. İlk olarak 2010 yılında gittiğim zaman turizm henüz gelişmemiş ve fikirler ortaya atılıyor çalışmalar düşünülüyordu. Artık potansiyeli ortaya çıkarılan harika bir bölge oldu. Horma Kanyonu’na yapılan yürüyüş yolu, Valla Kanyonu için yapılan iki ayrı seyir terası ve Ilgarini Mağarası parkuru gerçekten güzel işler. Şimdi buraları şöyle bir özetleyelim…
1 – Ilgarini Mağarası
Burası kesinlikle ülkenin en fantastik yürüyüş yolu ile ulaşılabilen mağarası diyebiliriz. Bu patika üzerinde iki mağara daha var ancak hiçbiri Ilgarini atmosferini vermiyor. Hem doğal oluşumları hem de tarihi kalıntılarıyla dünyanın ve Türkiye’nin en etkileyici mağaralarından biri burası. Küre Dağları Milli Parkı sınırları içinde bulunan mağara, 858 metre uzunluğa ve 250 metre derinliğe sahip. Mağaranın içinde devasa boyutlarda, göz alıcı sarkıt, dikit ve sütunlar yer alıyor. İçerisinde Geç Roma ve Bizans dönemlerine ait olduğu düşünülen şapel, sarnıç, antik yaşam alanları ve mezar kalıntıları (insan kemikleri) var. Doğal bir kemerle girilen mağara ikiye ayrılır. Sağ taraftaki “Fosil Kol” tarihi kalıntıları barındırırken, sol taraftaki aktif kol dikey ve kaygan. Mağaraya ulaşmak için yaklaşık 2 saat süren, dik ve kayalık bir orman içi patika yolu yaya olarak aşmanız gerekiyor.




2 – Horma Kanyonu
Pınarbaşı’ ilçesinde’nda, Küre Dağları Milli Parkı sınırları içinde yer alan ve kayalara monte edilmiş çelik destekli 3 kilometrelik ahşap yürüyüş yolu ile Türkiye’nin en heyecan verici doğa rotalarından biridir. Zarı Çayı’nın kireçtaşı kayaları milyonlarca yıl boyunca aşındırmasıyla oluşan kanyon, bazı noktalarda tabandan 60 metre yüksekliğe ulaşan platformuyla adeta havada yürüyormuş hissi uyandırır. Profesyonel ekipmanları olanlar gerekli izinleri alarak kanyonu tabandan da geçebilirler.








3 – Ilıca Şelalesi
Horma Kanyonu’nun bittiği yerde bulunan ve yaklaşık 15 metre yükseklikten dökülen saklı bir doğa cennetidir. Küre Dağları Milli Parkı’nın en popüler noktalarından biri olan şelale, döküldüğü yerde etrafı ağaçlarla çevrili büyüleyici bir doğal havuz oluşturur. Suyun düştüğü yerde oluşan dev kazan, özellikle yaz aylarında serinlemek isteyenlerin uğrak noktasıdır (akıntı ve derinlik sebebiyle yüzmek tehlikeli olabilir, dikkat edilmelidir).




4 – Valla Kanyonu ( Burgu Seyir Terası )
Valla Kanyonu, sarp kayalıkları ve yer yer 1200 metreyi bulan derinliğiyle dünyanın en derin ikinci, Türkiye’nin ise en vahşi kanyonu olarak kabul edilir. Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesindeki Muratbaşı Köyü sınırlarında yer alan bu devasa doğa harikasını güvenle izleyebilmek için kanyon duvarına inşa edilen Muratbaşı Burgu Seyir Terası, yaklaşık 400 metre yüksekliği ile ziyaretçilere ekstrem bir manzara deneyimi sunar. Belirtmekte fayda varki Valla Kanyonu, Türkiye’de geçmesi en zor ve tehlikeli kanyonlardan biridir. En az 4 ipli geçiş noktası vardır. Herhangi bir yürüyş yolu olmadığından sadece profesyonel kişiler tarafından geçilebilir.







5 – Valla Kanyonu ( Kerte Seyir Terası )
Pınarbaşı’nda yer alan Valla Kanyonu’nu, Muratbaşı Burgu Teras’ın tam karşı cephesinden ve çok daha yüksek bir noktadan seyretme imkanı sunan bir diğer adrenalin noktasıdır. Çay yatağından yaklaşık 720 metre yüksekliktedir. Çelik konstrüksiyon üzerine kurulu ahşap yapısının uç kısmında, kanyon boşluğunu tam anlamıyla ayaklarınızın altında hissettiren cam zeminli bir seyir alanı yer alıyor. Yükseklik korkusu olanlar için pek mantıklı bir yer olmadığını söylemek mümkün.





6 – Mantar Mağarası
Pınarbaşı’nda yer alan, adını girişinden yaklaşık 30 metre içeride bulunan ve dev bir mantarı andıran 4 metre yüksekliğindeki kalker kütlesinden (dikit) alan etkileyici bir doğa harikasıdır. Küre Dağları Milli Parkı sınırları içindeki Mantar Mağarası, bölgedeki meşhur “üç mağaralı” zorlu yürüyüş parkurunun ilk önemli durağıdır. Ilgarini’den önce buraya da uğramanız faydalı olacaktır.


7 – Ejder Çukuru
Mantar Mağarası ile Ilgarini Mağarası arasında yer alan, yaklaşık 70 metre derinliğe ve 10-15 metre ağız genişliğine sahip devasa bir dikey kör kuyudur. Küre Dağları Milli Parkı’nın en gizemli ve ürpertici jeolojik oluşumlarından biridir. Sıradan mağaraların aksine yatay değil, doğrudan yerin altına doğru dikine inen bir bacadır. Koruma amacıyla ağız kısmı demir parmaklıklar ve korkuluklarla çevrilmiştir.

8 – Asar Camii
Pınarbaşı’nda dağlık bir bölgede bulunan Asar Camii, yaklaşık 600 yıllık köklü bir geçmişe sahip ve tamamen ahşap malzemeyle yapılmıştır. İskan yerlerinden uzak, ormanın kalbinde ve sarp kayalıkların eteğinde konumlanan bu cami, bölge halkı arasında “Yürüyen Camii” olarak da bilinen mistik hikayesiyle dikkat çekmektedir. Halk arasındaki inanışa göre, cami geçmişte köylüler tarafından daha düzlük ve yerleşime yakın bir alana taşınmak istenmiş; ancak taşındığı her gecenin ertesi günü kendiliğinden eski yerine geri dönmüştür. Bu durum 7 kez tekrarlanınca köylüler yerini değiştirmekten vazgeçmiştir. Elbette bu bir hikaye ve doğruluğu ispatlanmış birşey değil ancak camiyi görenlerin hayran olacağına garanti verebilirim.



9 – Tekke Camii
Savaş Köyü’ndeki tarihi yapı, resmi adıyla Aşağı Tekke Camii (ya da bilinen diğer adıyla Tekke Camii). Köklü tarihi, tamamen ahşap malzemeyle harmanlanmış işçiliği ve özellikle iç mekanındaki büyüleyici geleneksel kalem işi süslemeleri ve hat sanatı örnekleriyle bölgenin en nadide tarihi miraslarından biridir. İç duvarları boydan boya kaplayan çeşitli bitkisel motifler, resimler, nakışlar ve dairesel hat yazılarının yaklaşık 100-150 yıl önce işlendiği, bir kısmının ise 1950 yılında yenilendiği bilinmektedir.



10 – Paşa Konağı
Pınarbaşı ilçe merkezinde (Atatürk Mahallesi) yer alan, yaklaşık 250 yıllık geçmişe sahip, geleneksel Türk mimarisinin ve ahşap işçiliğinin bölgedeki en önemli başyapıtlarından biridir. Küre Dağları Milli Parkı’nın eteklerinde, doğayla iç içe bir konumda bulunan bu tarihi konak, günümüzde bölge turizmine katkı sağlamak amacıyla otel ve restoran (butik konaklama tesisi) olarak hizmet vermektedir.


Pınarbaşı’na ve diğer tüm gezdiğim yerlere ait fotoğraflarımın kullanımı için benimle iletişime geçebilirsiniz.
foto.sinandogan@gmail.com

Yorum bırakın